 |
 |

Pürtelaşta Ceviz Ağacı olmak...

Aynur Bahar Esvgin baharevgin@yahoo.com

Sayın yetkililer,

7 aydır Cihangir Pürtelaş’ta anamız babamız yasında bir ceviz ağacını, Cihangir’in kus vadisi dediğimiz arka bahçemizde canhıraş korumaya çabalıyoruz - çabalıyorduk. Kazancı Yokusuna tasinan 2 kiz kardes gencliklerinin ve mülklerinin hevesiyle, dallarin onlarin bahcesine ulasan kisminda yasayan kuslarin pisligini temizlemek istememeleri ve son dönemde kus gribi olacagız bahanesiyle agacin kesilmesini istiyordu. Baslangıçta biz acaba ceviz agacimizin ince dallari budanabilir mi niyetiyle yaklasirken anladik ki, onlar 2 ana koldan kurtulmak istiyor. Hayir'i cevap kabul etmediler. Laf dinlemiyorlar, oyalanir, unuturlar belki dedik. Üzerindeki papaganlar, kumrular ve sığırcıkların sesini dinlerler de belki, esiti olduklarini anlarlar, dedik. Unutmadilar, sevmedigini yok edeceksin, diye uyumadilar. Sonbaharda sabah erken saatte bir adam elinde testere agaci kesiyor, asagida kücük hanimlar yanini da kes diye direktif veriyor. Uykumuzdan uyanip güclükle durdurduk ama 1 ana kol asağı düştü. Yalnızız sanıyorduk, degilmisiz. Bahceler yönünde onlarca kisi ayaga kalktı, tabii ne edep kaldi ne huzur. Sikayet dilekcelerine cevap biraz uzun sürüyor. Vakit çok da agac ne olacak? Hayır ağac budamak izne tabidir, ehli vardir, usulü vardir, gerek görülürse budanır. Kaldi ki kuşun şakımasını degil pisligini, ağacin canını degil yaprağının istifini görene nasıl anlatacaksin dünyanin mülkündeyiz’i? İşind gücünde insanlarız, agac basi beklemekten telef oluyoruz. Akıllarina estikce gelmeler, adam getirip kesmeye tesebbus etmeler, telefonlar... Kendileri yetmiyor babaları İzmir’den geliyor adam çıkarıyor ağaca, uyku sersemi canhıraş indiriyoruz. Olacak iş değil. Vazgeçmediler. Son olarak 3 Mart Cuma günü evimin kapısındaydılar, duştayım dediğim halde bekleriz, dediler ve sürekli zile basıp kendilerini hatırlattılar. Kapıyı açmadım, ağacın budanmayacağını, gitmezlerse polis çağıracağımı söyledim. Gittiler. 1 saat sonra bahçemde elinde testereli bir adamın ağaca tünediğini gördüm. Bas bağırarak adamı zar zor indirdim. Telefon trafiği, esimi çağırdım, apartmandakilere haber, çare derken, annenin bir anlık dalgınlığıyla bazen bebekler kaza yasar ya ev içinde.. Bir ses duyup
bahçeye fırladığımda ağacın üzerindeki adamın sinsice 2. ana kolu da kestiğini gördüm. Elimde çakıl tasları, bağırış çağırışla ağlaya beddua ede kalakaldım. Adı Barış olan kadının bahçesinden bana gülerek baktığını gördüm.Ben bu bakışı hatırlıyorum, sizin de
hayatınızda en az bir kez bu imali gülümseme vardır, kaybedenlerin unutmayacağı. Bütün Pürtelaş ve Kazancı Yokuşunda o ağaçlara ,
kuşlara komsu olan amcalarım, teyzelerim, erkek ve kız kardeşlerim belki "o bakisi" gördükleri için bu kadar destek oluyor. İmza veriyorlar, topluyorlar. Bahçeye adımımızı attığımızda herkes balkona çıkıyor. Hem biz, hem çevremiz kavga kıyamet yasıyoruz, herkesin sinirleri gergin, zihnimiz kirli... Kuşlarsa 2 gecedir yuvalarını arıyor, seslerini duymanızı isterdim. Onların bahçeleri artik tertemiz, e kus gribi de olmayacaklar, ama yaptıkları umarım bundan sonra yanlarına kar kalmayacak. Şikayetlerimiz kısa vadede
çözümlenir mi bilemiyoruz ama elimizden geleni yapacağız. Bu durumu unutturmamak, bir daha yaşanmamasını sağlamak adına sizden destek bekliyoruz.

Saygılarımla,
Bahar Evgin

Bu sabah , Çevre Koruma Müh.ken gelen ilgili bizden tarafa olan kolun ve eski kesiklerin usulüne göre budanması gerektiğini söyledi. Kesik ana kol,yanlış kesildiği için ağacınıza su yürümüş olabilir bu da ağacı çürütecektir dedi. Bu kesim değil, katletmişler diye belirtti. Yani asıl simdi bir budama yapılması gerekiyor.Ancak budama zamanı olmadığı için Kasım beklenmeli diyor. Ağaç da o zamana dek ya ölecek ya da direnecek.(Acaba macunlama gibi bir şey yapılabilir mi diye duşundum) Bir daha kıyamet koptu, kaybettiğimiz tüm bir ağaç olacak çok üzgünüm. Ceviz, meşe, çınar gibi ağaçların kıymeti ve cezası ise 5 ağaç bedeli imiş. Bu o arkadaşlara iletilecek. İlgili makamlardan izin alınmadan hiçbir ağacın -sahibi olsanız bile- kafaya Gore kesilemeyeceğini de tekrar belirttiler. Kendimi suçlu hissediyorum. bahçemizde bir ağaç var ve ne mevzuat biliyoruz ne de ağacın kendine dair bir
şey!hissiyatla davranıyoruz. yeterince bilgilenip üzerine düşmediğim için ben de pek semt bilincine sahip değilmişim anladım.
Ama en azından dünyanın mülkünde yasadığımı biliyorum. Her canlının eşitim olduğunu. Sevmediğini yok etmenin genel usul olduğu bu memlekette sevdiğime dokundurmamak için elimden geleni yapamadığım için çok üzgünüm...

|